Basilica Therma

 Anadolu’nun ilk termal tedavi merkezi olarak kabul edilen yapı, Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde yapılan kazılar sonucu ortaya çıkmış. Tarihin en önemli kalıntılarından biridir. Araştırmalar ise yapının Roma İmparatorluğu dönemine ait bir hamam olduğunu ortaya çıkarmıştır. Antik Roma Kaplıca şehri olarak gösterilen Sarıkaya Roma Hamamı ( Bazilika Therma), 2. yüzyılda inşa edilmiş Bizans, Selçuk ve Osmanlı gibi pek çok dönemde kullanılmış oldukça önemli bir tarihi yapı.

Zemin olarak oldukça zayıf bir noktada inşa edilen bu kadar sağlam bir yapı, Roma mimarisinin o dönemde bile zamanın ne kadar ötesinde olduğunu bizlere göstermektedir. Bölgede özellikle 2010-2015 yılları arasında gerçekleştirilen kazılarda hamam bölgesinin ne kadar önemli olduğunu gösteren bulgulara rastlanmıştır.

Hamam içerisinde bulunan havuz, 44-47 derece sıcaklığında ve halka açık. Havuz zemininde kaynayan termal su, Yozgat’ın popüler gezi noktalarından biri olmasına imkan sağlamış. Hamamın yanında inşa edilmiş olan kilise ise burasının Hristiyanlık açısından çok önemli bir piskoposluk merkezi olmasına olanak tanımıştır. Tıp dünyasının önemli figürlerinden olan “dilini çıkaran yılan” sembolünün de bu termal merkezde bulunması, burasının tıp alemi için de ne kadar önemli olduğunu bizlere göstermektedir.

Neden gitmeliyim? 2018 yılında ise UNESCO Dünya Mirası Alanları Geçici Listesi’ne girmeye hak kazanmıştır. Bu termal yapı, Anadolu’daki Roma döneminden kalma en özel mimari yapılardan biri olması nedeniyle pek çok kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Bölgedeki çeşitli termal tesisler günümüzde bu noktadan gelen şifalı suları insanların hizmetine sunmaktadır.

Basilica Therma efsanesi; Geçmişte burada yaşayan Roma kralının kız amansız bir hastalığa yakalanmıştır. Kız günden güne erimiş, ayakları yürüyemez olmuştur. Kral, kızının artık son günlerini yaşadığını düşünmeye başlamıştır. Kızını balçık dolu bir alanda yürüyüşe götürür. Kızı bu sıcak suyla karışık balçık alanda kendini çok iyi hissedince sık sık buraya getirir. Zamanla kızının ayakları açılır ve sağlığı yerine gelir. Kızın iyileşmesinin buradaki su kaynağından olduğu düşünülür.

Kral kızının iyileştiği kaynağın olduğu yere mermerden bir havuz yaptırarak etrafını da kesme taşlarla çevirir. Zamanla insanlar bu havuzun etrafında yerleşmeye başlar ve burada kocaman bir şehir oluşur. Şehir adını ise “Hoperi” ismine sahip kralın kızının isminden alır.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sivas Gemerek Çepni Beldesinin Tarihi

Divriği

Ulaş