Kayıtlar

Ocak, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Keçii Kalesi

Resim
  Yozgat’ın en eski tarihi yapılarından biri olan  Keçi Kalesi , Aşağı Eğerci Köyü’nde bir tepe üzerinde yer alır. 43 metre uzunluğundaki yapı, ihtişamlı görüntüsüyle ziyaretçilerin dikkatini çekmektedir. Kale hakkında bu bilgiler dışında çok fazla bir bilgi bulunmasa da bir de efsanesi bulunuyor; Keçi Kalesi efsanesi;  Bir zamanlar kalede yabancılar yaşarmış. Şampas Pir adında da bir Firavunları varmış. Müslümanlarda kaleye yakın konumdaki Büyük Kızılkale ve Küçük Kızılkale köylerinde yaşarmış. Büyük ve Küçük Kızılkale’de yaşayan Müslümanlar, Keçi Kalesi’ni yabancıların elinden almak için bir takım uğraşlara girmişler. Bir gece vakti bin kadar keçinin boynuzlarına mum takarak kaleye doğru sürmüşler. Keçiler Şampas Pir ve askerlerini şaşkına döndürürken bir yandan da kaleyi fethederler. Kalenin fethinde keçiler kullanıldığı için de o günden beri ‘’Keçi Kalesi’’ olarak anılmaktadır.

Akdağmadeni Kilisesi

Resim
  Kentin en eski yapılarından biri olan   Akdağmadeni Kilisesi,   Akdağmadeni ilçesi Yeşildere Mahallesi’nde yer alan koruma altındaki tarihi eserlerden biridir. Yozgat’ta yer alan 14 tescilli yapıdan biri olan kilisenin 1862 yılında inşa edildiği bilinmektedir ve 1983 senesinde koruma altına alınmıştır. Dikdörtgen bir plan üzerine inşa edilmiştir. Yapıldığı dönemde  Türk Ortodoks Kilisesi   olarak kullanılan binadan geriye oldukça az parça kalmasına rağmen turizme kazandırılmak üzere restore edilmesi bekleniyor.

Kerkenes Harabeleri (Kayıp Şehir Pteria)

Resim
  Yozgat’ın doğusunda Kerkenes’in Dağı’nın kuzey ucunda yer alan  Kerkenes Harabeleri,   MÖ 600‘lü yılların en geniş yerleşim birimlerinden biri olarak kabul edilirken aynı zamanda bir demir çağı başkenti olduğu söylenmektedir. Elde edilen verilere göre burasının bir Frig şehri olabileceği ihtimali üzerinde durulmaktadır ve merkezinin yaklaşık olarak 2,5 kilometrekare olduğu düşünülmektedir. Heredot’a göre MÖ 547 senesinde kent Persler tarafından istila edilerek kent halkı köle edildiği tahmin edilmektedir. Sonrasında ise şehri istila eden Lidyalıların şehri yakarak yok ettiği bilinmektedir. Bölgedeki ilk kazılar 1993 senesinde başlamıştır. Yoğun kazı çalışmaları sonucu çıkartılan birçok önemli tarihi eser,  Yozgat Müzesi’nde  sergilenirken halen kazı çalışmaları devam etmektedir. Kerkenes Sülük Gölü Efsanesi;  Kerkenes Harabeleri’nden bahsedilirken, Battal Gazi’yle ilgili bu efsaneden de bahsetmemiz gerekiyor. Kerkenes Kalesi’ni fethe gelen Battal Gazi’nin...

Basilica Therma

Resim
  Anadolu’nun ilk termal tedavi merkezi olarak kabul edilen yapı, Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde yapılan kazılar sonucu ortaya çıkmış. Tarihin en önemli kalıntılarından biridir. Araştırmalar ise yapının Roma İmparatorluğu dönemine ait bir hamam olduğunu ortaya çıkarmıştır. Antik Roma Kaplıca şehri olarak gösterilen   Sarıkaya Roma Hamamı ( Bazilika Therma),   2. yüzyılda inşa edilmiş Bizans, Selçuk ve Osmanlı gibi pek çok dönemde kullanılmış oldukça önemli bir tarihi yapı. Zemin olarak oldukça zayıf bir noktada inşa edilen bu kadar sağlam bir yapı, Roma mimarisinin o dönemde bile zamanın ne kadar ötesinde olduğunu bizlere göstermektedir. Bölgede özellikle 2010-2015 yılları arasında gerçekleştirilen kazılarda hamam bölgesinin ne kadar önemli olduğunu gösteren bulgulara rastlanmıştır. Hamam içerisinde bulunan havuz, 44-47 derece sıcaklığında ve halka açık. Havuz zemininde kaynayan termal su, Yozgat’ın popüler gezi noktalarından biri olmasına imkan sağlamış. Hamamın yanında in...

Çeşka Yeraltı Şehirleri

Resim
  Yozgat kent merkezine 3 kilometre mesafede bulunan   Çeşka Yeraltı Şehri,   3 ayrı girişten meydana gelen mistik bir antik kent. Bu yeraltı şehri, bölgeye hakim yüksek bir tepede yer almaktadır ve bu durumun düşman işgallerine ve doğal afetlere karşı doğal bir korunak görevi görmesi için olduğu tahmin edilmektedir. Güney kısmında iki katlı üç odalı bir alanı bulunan yeraltı şehrinin batı kısmındaki odalarında bacalar yer almaktadır. Şehrin üst kısmında bulunan kayalarda ise mezar olarak kullanılmış olan oyuklara rastlanmaktadır. Neden gitmeliyim?  Roma ve Bizans dönemine ait seramik parçalara rastlanan yeraltı şehri, kentin tarihsel zenginlerinden biri olarak gösterilmektedir. Yalnız araçla Köçekkömü Köyü’ne kadar gidilebiliyor ve bu noktadan sonra bir miktar yürüyüş yapılması gerekiyor. Eğer yürüme konusunda sıkıntınız varsa Yozgat gezi planı oluştururken bu bilgiyi göz önünde bulundurmanız faydalı olacaktır.

Sarissa Antik Kent Kalıntıları

Resim
  Surlarla çevrilmiş bir antik bölge olması nedeniyle, burası bölge halkı tarafından “Kuşaklı” şeklinde de isimlendirilmiştir. Biraz öksüz kalmış bu antik bölge, gelecek kuşaklara aktarılabilecek çok büyük bir antik geçmiş potansiyeline sahiptir. Şehirdeki en önemli keşiflerden olan tapınak binası 76 metre uzunluğa sahiptir ve MÖ 1525 senesinde inşa edilmiş olduğu düşünülmektedir. Şehrin geçmişinin de bu tarihlere denk geldiği tahmin edilmektedir. Bunun dışında bölgedeki kazılarda pek çok buluntular gün yüzüne çıkarılmıştır. Neden gitmeliyim?  İlk bakışta çok fazla bir kalıntı görünmediği için eğer tarihle ilgili değilseniz burası sizin çok fazla bir anlam ifade etmeyebilir. Şayet tarihle iç içe bir gezginseniz o zaman ziyaretinizin çok anlamlı ve dolu dolu geçeceğini söyleyebiliriz.

Divriği Kalaesi

Resim
  Kalenin geçmişi Orta Çağ’a kadar uzanıyor. Bizans ve   İran   arasında sınır karakolu olarak kullanılan kale, 1071 Malazgirt Zaferi ile Selçukluların kontrolüne girdi. Konumu itibariyle yüksek bir yerde olmasından dolayı, tarih boyunca fethedilmesi zor olmuştur. Daha sonra savaşlarla tekrar el değiştirmiş ve en son Türk beyliklerine kalmıştır.   Divriği Kalesi’nde   Turizm Bakanlığı’nın desteği ile kazı çalışmalarına devam edilmektedir. Neden gitmeliyim?  Kalenin inşasında kesme taş kullanılmıştır ve iç ve dış kale olmak üzere iki kısımdan meydana gelmektedir. Tam anlamıyla bir Türk Kalesi olması, Divriği Kalesi’ni özel kılan noktalardan biridir.

Kervansaraylar

Resim
   Üstü kapalı bir şekilde inşa edilmiş olan Alacahan Kervansarayı, bu özelliği ile kış mevsiminde rahatlıkla konaklanabilmesi amacıyla inşa edilmiştir. Yapımını Selçuklu sultanlarından Alaaddin Keykubat istemiştir ve bu istek doğrultusunda 1150-1180 tarihleri arasında inşa edilmiştir. Alacahan ismi ise yapımında kullanılan siyahlı beyazlı taşlardan gelmektedir. Yapı, 2007 senesinde tadilattan geçmiştir. Günümüzde yapı sergi salonu, toplantı ve gösteri salonu gibi farklı kültürel faaliyetler amacıyla değerlendirilmektedir.

Talas Ali Yer Altı Şehiri

Resim
  Talas'ta, Bizans dönemine ait yeraltı şehri ve sarnıç bulundu Kayseri'nin Talas İlçesi'nde Ali Dağı eteklerinde, Bizans dönemine ait, 1300 yıllık yeraltı şehri . . Fransızca bir kaynaktan yapılan çevirttiride yeraltı şehri ve sarnıçla ilgili şu bilgiler bulunuyor: "Yeraltı şehrinin, ana girişi yolun üzerinde. Dar girişten sonra, geniş bir oda bulunmakta. Sitenin ana tünelinde geçit ilerde iki kola ayrılıyor.Kentin ana girişinde kıvrık virajlara ulaşılıyor. Yapımda ve temelde tol kullanılmıştır. Ana tünel sola bir geçişle devam ediyor, sonunda da 20 x 5 ebatında bir oda bulunmakta. Girişteki geniş oda diğer odalara iletişim sağlar. Sağdaki kısa bir tünel ile ibadet odalarına varılır.

Ali Cafer Kümbeti

Resim
  Ali Cafer Kümbeti Kayseri il merkezinde Melikgazi İlçe Belediye Başkanlığı binasının karşısındadır. Bir kitabesi olmadığı için kesin inşa tarihi ile ilgili bir bilgi yoktur. Halil Edhem, “Kayseri Şehri” adlı eserinde bu eseri Selçuklu eserleri arasında göstermiştir. Ancak Albert Gabriel ise "Kayseri Abideleri" adlı eserinde bu yapının giriş kapısının giriş tarzına bakarak bu eserin 14. yüzyıl ortalarında yapılmış olabileceğini belirtmektedir. Bu devirde Kayseri’nin hakimiyeti Eratnalılar’ın elindedir. 

Ahi Evren Zaviyesi

Resim
  XIII. yüzyılda Kayseri’nin ve İç Anadolu’nun kaderine tesir eden ahilik teşkilatının kurucusu, Ahi Evran’a aittir.Anadoludaki ilk örneklerden olması bakımından ayrı bir öneme sahip olan yapı bugün, Esnaf ve Sanatkarlar Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Soğanlı Vadisi

Resim
  Kayseri’ye 80 km uzaklıkta, binlerce yıldır farklı hayatlara tanıklık eden yeşillikler içerisindeki Soğanlı Vadisi, güvercinlik, mağara, barınak, kilise ve manastır olarak kullanılan ilginç kaya oluşumlarına ev sahipliği yapmaktadır. Coğrafi olarak çok ilginç bir yapısı olan Soğanlı vadisi, çok eski bir yerleşim alanı olarak Roma devrinden kalan kiliseleri ile ünlüdür. Bu kiliselerin en ünlüleri; Aziz Barbara (Tahtalı), Karabaş, Kubbeli ve Yılanlı kiliseleridir. Bugünkü yerleşim de tarihi kalıntılarla iç içe geçmiş durumda. Konuklarına gülen yüzleriyle karşılayan Soğanlı halkının bir özelliği daha var: rengarenk giysileri ve boncuklarıyla birbirinden güzel el yapımı Soğanlı bebeklerinin yapımcıları onlar. Bezden yapılan bu bebekler çok popüler.

Surp Sarkis Ermeni Ortodoks Kilissesi

Resim
  Surp Sarkis Ermeni Ortodoks Kilisesi ,  Diyarbakır 'ın  Sur ilçesinde  yer alan tarihî bir  kilisedir . Kilise ayrıca  Hızır İlyas Kilisesi  ya da  Çeltik Kilisesi  olarak da bilinir. Ortodoks Ermenilere aittir. Tarihisi Ve Mimarisi İlk olarak 16. yüzyılda yazılı kaynaklarda yer almıştır.  Kilise hakkındaki bilgilere ilk olarak  Ğugas İnciciyan 'ın (1758-1833) coğrafya kitabında rastlanılmaktadır.  Kitapta "1515'te veya 1518'de Surp Teotoros Ana kilisesi camiye dönüştürüldükten sonra bu kilisenin mezarlığında da bu kilise inşa edilir." denilmektedir.  İsviçreli tarihçi Max van Berchem'ın  Amida  adlı eserinde, 1515'lerde Osmanlı Tebaası olan Amidli (Diyarbekirli)  Ermenilerin  o tarihlerde bu kiliseyi inşa ettiği ve  Surp Sarkis  adının verildiğine yer vermektedir ve İnciciyan'ın 19. yüzyıldaki bir araştırmasında ise beş horanlı, kâgir ve eski bir  Ermeni  kilisesi olduğuna işaret ...

Sivas Gemerek Çepni Beldesinin Tarihi

Resim
  Çepni Ksabasını Tarihçesi Kasabamız Kızılırmak kıyılarında bir vadiye yerleşmiştir. Arkasını yalçın kayalıklara yaslamış ve bu kayalıklar da Cenevizler döneminden kalma mağaralarla süslenmiştir. Bu mağaralar o çağların medeniyetleri hakkında bilgi sahibi olmamıza yardımcı olmaktadır. Bu mağaralar incelendiğinde hepsi çekiçle yapılmış olup, çeşitli odalardan ve ibadethanelerden oluşmaktadır. Oyma taşlar içerisinde birbirine geçişleri olan ikiz mezarların da olduğu gözlenmektedir. Bu mağaraların tanıtılması yapılabilirse turistik bir bölge olması da zor olmayacaktır. Kasabanın 5 km kuzey batısında Pınarbaşı denilen bölgede bir su kaynağı bulunmaktadır. Bu da kasabanın yaşamında önemli bir yer tutmaktadır. Bu su küçük bir dere olarak kasabanın güney doğusuna doğru akarak 5km sonra Kızılırmak’ta son bulur. Kasabamızın tarihi (M.Ö.209-174) Hun İmparatorluğu’na dayanır. Hun imparatoru Oğuz Han (Mete) Çinlileri ve Urum Kağanı’nı yendikten sonra büyük bir imparatorluk kurmuştur. Oğuz Han...